28 Mart 2012 Çarşamba

AFRİKA'DA AÇLIK

                                                                                      Günde 24 bin kişi ölüyor...               
1.2 milyardan fazla insan, yani dünyada yaşayan her beş kişiden biri günde 1 dolardan daha az parayla geçinmek zorunda. Sahra Çölü güneyindeki Afrika'da, nüfusun yarısı günde 1 dolardan daha az parayla yaşıyor. Gelişmekte olan ülkelerde her gün 800 milyon insan, yatağına aç giriyor. Dünyada günde ortalama 24 bin kişi açlık veya açlığa yakın nedenlerle ölüyor. Güney Asya'da her dört kişiden biri, Sahra Çölü güneyindeki Afrika'da ise her üç kişiden biri açlıkla boğuşuyor. Dünyada yaşayan her altı kişiden biri, okuma-yazma bilmiyor. Halen, yaklaşık 115 milyon çocuk okula gidemiyor.         


En yoksullar Afrika’da...
32 ülkeden uzmanların katıldığı konferansta söz alan konuşmacılar, dünyanın en yoksul ülkelerinden yarıdan fazlasının Afrika’da olduğuna işaret ettiler ve Afrika kıtasında yaklaşık 350 milyon kişinin, günde bir dolardan daha az parayla geçindiğini dile getirdiler. Elbette, ortalama ömrün 47 yıl olması, her bebeğin o kadar yaşayacağı anlamına gelmiyor. Dünya Bankası ve IMF tarafından Dakar’da (Senegal) düzenlenen uluslararası konferansa katılan uzmanlar, Afrika’da insan ömrünün yoksulluk yüzünden kısa olduğunu belirttiler    
Dünya’nın bir ucunda hastalar için teknolojinin son tedavi imkanları araştırılırken, diğer ucunda, Afrika’da, hala milyonlarca insan önlenebilir hastalıklar nedeniyle ölüme sürükleniyor. Bazı ülkelerde nüfusun yarısından fazlasının 25 yaşın altında olduğu Afrika’da, temel sorunu yetersiz beslenme ve enfeksiyonlar oluşturuyor.
 Dünyadaki AIDS’li hastaların %80’ini barındıran Afrika, bebek ve anne ölümlerinin en yoğun görüldüğü, beklenen ortalama yaşam süresinin en az olduğu kıta. İsveç’te ortalama yaşam süresi 80 iken, Sierra Leone’da bu süre 34’e düşüyor. Bunların hiç biri tesadüf değil; Batı’nın sömürgesi olduğu için bütün yerüstü ve bilinen yeraltı kaynakları yıllardır sömürülen, okumuş gençlerini ve enerjisini kaybeden Afrika, bir çıkış arıyor.



Genel olarak Afrika ülkelerinin durumu birbirinden çok da farklı değil. Bazı ülkelerde AIDS en önemli sağlık problemiyken, bazılarında sıtma, nüfusu tehdit eden en ciddi hastalık. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Afrika’da gerçekleşen ölümler arasında ilk sekiz neden arasında bulaşıcı hastalıklar geliyor. Zatürre, sıtma, ishal, kızamık ve tüberküloz gibi ilaç ve uygun yaşam koşulları sağlandığı takdirde tedavi edilebilecek olan hastalıklar nedeniyle her yıl milyonlarca Afrikalı hayatını kaybediyor.Bu durum insanlığın ne kadar içler acısı olduğunu gözler önüne seriyor...Dünya herkese yetebilecek kapasitede ama bencillik ve gözü doymazlık,hırs ve en önemlisi kötülük, Dünyayı ve insanları bitiriyor...




ORTADOĞU'DA ETNİK,DİNİ ÇATIŞMALAR VE İSRAİL


Bu kitap Dünya’da olup biten olaylara, insanların hayat düzenini şekillendiren meselelere duyarlı olan insanların okuyabileceği bir kitap.  Yazar Süleyman Özmen, günümüzde hala var olan İsrail-Filistin meselesini kısmen özet şeklinde ve açık, anlaşılır, akıcı bir şekilde aktarıyor. İsrail -Filistin meselesinin başlangıç tarihinden günümüze olan durumunu objektif bir tavırla ele alıyor. Olaylar kronolojik sırayla aktarılıp, İsrail-Filistin durumu çerçevesinde başka milletlerden, devletlerden de bahsedilmiş bu da okuyan kişinin olayları daha iyi anlamasını, olaylar arasında bağlantı kurmasını kolaylaştırmış. Sonuç itibariyle kitap, duyarlı olan herkesin okuması gereken ve okuyanın bilgisini artıracak, insanlığı ilgilendiren konularda daha mantıklı düşünmesini sağlayan bir eserdir.        
Allah yeryüzüne hayat vermek için aldığı taşı dünyaya doğru fırlattı. Bu taş dünyanın etrafında dönerek geçtiği her yere hayat verdi. Dağları, ırmakları, denizleri, ormanları ve tüm canlıları yarattı. Daha sonra dünyanın merkezi olarak kabul edilen Kudüs'e düştü." Tarih boyunca Kudüs merkez olmak üzere birçok mücadelenin temelinde kökü 4000 yıl önceye dayanan Semavi Dinlerin bölgedeki karşılıklı rekabet ve kavgalarına rastlamak mümkün olmuştur. Bu kavgalar bazen hilal ve haçı, bazen hilal ve yıldızı (Davud) ve bazen de her üçünü birbiriyle karşı karşıya getirmiştir. Pergelin ucunu Hayber'e koyup, 1500 kilometre yapıçapında bir daire çizdiğimizde, bu daire içinde Mezopotamya, Güneydoğu Anadolu, Suriye, Filistin (Bu dördünü "Verimli Hilal" denir.) Doğu Akdeniz, Mısır, Habeşistan ve tüm Arabistan Yarımadası ile bu yarımadanın doğu ve batısındaki iki deniz olan Basra Körfezi ve Kızıldeniz girer. Bu bölgede, Neolitikte, sınıflar oluştuğu için, sınıflarla birlikte büyük ruhlar iyice belirlenip güçlenmiş, ruhçuluk egemenliğin yanında ve onların eliyle evrimleşmeye başlamıştır.